Ana içeriğe atla

Koronavirüs(COVID-19) Günlerinde Bir Pandemi Romanı: Kızıl Veba

 


Jack London dünya edebiyatının en başarılı kalemlerinden biri. Akıcı ve sürükleyici üslubu, gerçekçi gözlemleri ve güçlü kurgu yeteneği ile birçok başarılı esere imza atmış. Yazarın romanları arasında en kısa fakat yaşadığımız günleri neredeyse yüz yıl önce sezip kağıda döktüğü bir Kızıl Veba, bana göre yazılmış en etkileyici en başarılı ve en sürükleyici distopik pandemi romanlarından.

1912 yılında yazılan ve 2013 yılında başlayan bir veba salgının medeniyeti nasıl harap edip ilkel zamanlara götürdüğünün anlatıldığı bu romanda yazar insanlığın güce olan tutkusunu, nesiller arası çatışmayı, yaşamın diyalektik döngüsünü, fedakarlık, merhamet ve hayatta kalma temalarını fevkalade başarılı bir şekilde ortaya koymuş.

Eğer hala okumadıysanız sözü daha fazla uzatmadan bir solukta okuyacağınız bu esere bir an önce başlamanızı tavsiye ediyorum.

 

Not : Eseri PDF olarak okumak isteyenlerin işini kolaylaştırmak için aşağıya bir link bırakıyorum. Keyifli okumalar. 

👇👇👇

https://pixxelemon.files.wordpress.com/2012/12/jack-london-kc4b1zc4b1l-veba.pdf



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mezopotamya’nın Feribotları: Kelekler

    Tarihin her döneminde ticaret başta olmak üzere çeşitli nedenlerle ulaşım ve nakliye insanoğlunun en önemli uğraş ve meselelerinden olmuştur. Medeniyetin kalbinin attığı yerlerden olan Mezopotamya da bol bereketli toprakları, gürül gürül akan suları ile ulaşım meselelerinin en çok ele alındığı yerlerden biri olmuştur. Bugün neredeyse Mezopotamya coğrafyasında yer alan kadim her şehrin bir şekilde ticaret yollarının etkisiyle geliştiği veya bu yollarla bağlantılı olduğu görülür. Biz bu yazımızda kara ulaşım yol ve araçlarını değil son derece sıra dışı olan ve günümüzde unutulmaya yüz tutmuş binlerce yıllık mazisi olan bir araçtan bahsedeceğiz : Kelekler   Keleklerin Tarihi Dünyanın birçok yerinde tarihçiler çok eski zamanlardan bu yana şişirilmiş hayvan derilerinden yapılan araçlarla taşımacılığın yapıldığını kaydetmektedir. Bu konuda bu yöntemin ilk olarak nerede kullanıldığına dair araştırmalar bizi Mezopotamya’ya ya götürmektedir. Medeniyetin başlangıcından ...

Dicle'de Bir Nehir Serüveni

  Açık denizlerde yahut okyanuslarda yaşanan maceralar gerek edebi eserlere gerekse de sinemaya çokça konu olmuştur. Bununla birlikte bu maceralar bizde çoğunlukla egzotik, yabancı diyarlarda geçen, bir niteliğe sahip olmuştur. Ancak bu yazımızda da ele alacağımız üzere bizde de bu edebi türün örnekleri yok değildir. Bu yazımızda   dört dörtlük bir nehir serüveni olan Direktör Ali Bey’in Dicle üzerinden Bağdat’a yaptığı yolculuğu ele aldığı bir nehir serüvenini değerlendireceğiz. Ali Bey’in bu yolculuğu tek başına bir nehir macerası değil geçilen yerler ve karşılaşılan mekanlar itibarıyla adeta canlı bir kültür ve tarih macerası adeta. Ali Bey, nehir yolculuğunun her karesinde söz konusu mekanların tarihi, ticari, sosyolojik, demografik, kültürel, sanatsal detaylarını ve genel karakterini okuyucuyla paylaşmakta sadece bununla yetinmeyip gözüne çarpan arka plan durumları da tüm çarpıcılığıyla okuyucuya sunmaktadır. Ali Bey’in Üslubu Eser, bizi kendine bağlayan sürükleyici...

Bir Soykırım Romanı : Adem'den Önce

  Adem’den Önce( orijinal ismi:  Before Adam ) London’ın romanlarından 20. Asrın başında yazılanlardan biridir. Evrim tartışmalarının bilimsel temelli olarak hararetli bir şeklide tartışıldığı bir zamanda yazılan eser, ana kahraman olan Koca Diş’in serüvenlerine dayanır. Tarih öncesi hayatı konu alan roman ana kahramanın hayat serüveni ile “ateş insanları” , “halk” ve “ağaç insanları” arasındaki hayat mücadelesi ve etkileşime odaklanır. Jack London , usta bir kalem olarak eserlerinde ağırlıklı olarak natüralist , realist bir anlayış içinde olmuştur. Tümüyle kurgu özelliği taşıyan eserlerinde bile en güncel ilmi verileri göz önünde bulundurarak eserlerindeki detayları şekillendirmiştir. Nitekim bu romanında da   prehistorik dünyanı temellendirirken Sepencer, Huxley ve Darwin gibi ilim adamlarının eser ve teorilerinden istifade ettiğini bizzat kendisi ifade eder. Bu bakımdan London’ın eserleri okuyucu için dolu dolu bir hayat yansıması ve bilgi hazinesi olarak de görüleb...